Haftasonu güzel bir haber aldık, Defne’min halası Çiğdem 1,5 aylık hamile
Ailemize yeni bir bızdık katılıyor. Kızımın kuzenleri 2 oluyor. Alperen Abi’si kızımı çok sever, 3 yaşında ve Defne’ye parmağının ucuyla dokunur. Öyle hassas sever yani
Babacık da ilk defa dayı olacak, o yüzden Defne “dayı, dayı” diye dolanıyor olabilir:)
Defne resmen insan seçiyor, teyzesi ve Aylin (annemin kuzeninin kızı) birarada olunca çok keyifli oluyor. Aylin’i yazın görmüştü, beraber oynamışlardı (aslında yazın Defne’nin ziyaretcilerinin fotoğraflarını çekmiştim, bir ara tanıştırayım). Unutmamış, gelir gelmez hemen kucağına gitmek istedi. Teyzesiyle zaten çok ilgili, sabahları onu da işe bırakmıyor
Arkasından çığlığı basıyor, ayrıca bazen “Derya” diyor
Çok tatlı söylüyor. Hatta birde “dayı” diyor. Ancak bizim dayımız falan yok, Defne’nin de dayısı yok, nereden öğrenmişse bazen takılı kalıyor dayıı, dayıı durmadan söylüyor
Bu kitabı hamileyken almıştım. O dönemde okudum ve bayağı bilgi sahibi oldum. Kitapta beslenmeyle ilgili bilgiler, tarifler, çizelgelerin yanında bebek 1 yaşına gelinceye kadar başımıza gelebilecek olası problemlerin soru-cevap şeklinde çözümleride var.
Defne doğduktan sonra özellikle erken doğan bebeklerin beslenmesine yaklaşım kısımlarını daha dikkatli okudum, kendi doktorumuz Prof. Dr. Eren Özek’le paralel bilgiler olunca, sempatim arttı. Ateşlenmeden, ishale, diş çıkarmadan, bebek davranışlarına kadar pek çok sorunun cevabını bulabilirsiniz.
Tatil yazılarını ancak yazmaya başladım. Cuma günleri süt iznimi kullanıyorum, şirket bayram sonu çalıştığı için işlerimi haftabaşından beri bugün toparlayabildim.
Bizim yaramaz Defne’miz arabada 5 dakika bile uyumadığı için eve zor attık kendimizi, uyku saati geçti ve hala resimdeki haliyle bana oyunlar yapıyor ve bir yandan da mızmızlanıyor… Gözlerinden uyku akıyor ama hala yaramazlık peşinde…
Eve gelince annem yastık ve battaniyesini getirdi. Bunları gören Defne hemen kucağımdan kaçmaya çalışıyor ve beni itiyor. Bu anın pozunu yakalamışım
Bende bir yandan elimde makine Defne’yi çekiyorum:)
En sonunda kaçmaya çalışıyor:) Ama yakaladım ve uyuttum. Allahtan Silivri’yi seviyor, yoksa yabancı yerde uyumuyor. Bu aralar iyice yaramazlaştı, hepimizin saçlarına yapışıyor ve çığlık atarak çekiyor. Gördüğü her yeni eşyaya ya da tanıdığı kişilere ayyy yapıp durmaya devam ediyor.
Eğer bizim veya gelen çocuklarının saçlarını çekemezse sinirleniyor. Anlatıyorum, kızım saç çekilmez acıyor falan, hemen “ıhhhh” yaparak karşılık veriyor.
Misafirliğe gelen 1,5 yaşındaki Emre’nin kaşla göz arasında ağzından emziğini alıp fırlattı.
Bu sabah işe gitmek için kapıdayken yakama yapıştı bırakmıyor, çığlığıyla apartman inledi ![]()
Defne’mizin aceleciği sayesinde 2. bayramımızı yaşadık. Yılbaşında doğması planlanan bebiş, 26 Kasım’da doğacağım diyerek kucağıma gelince yavrumuzla şeker gibi ikinci bayramımızı geçirdik. Kızım bayramlık cicilerini giydi ve şımarabildiği kadar şımardı.
Bayramda Silivri’deki evimize gittik. Hava çok güzeldi, Defne hiç içeri girmek istemedi. Hep bahçedeydik, bayram tatilinin sonuna doğru cuma gecesi bayağı iyi bir yağmur yağdı ama sabah tekrar güneş yüzünü gösterdi.
Kızım çok şımardı, çok yaramazlık yaptı… Fotoğrafı kuzenim çekti. Babacıkla, kızı paylaşamıyoruz
Tabi bütün kız çocukları gibi Defne’de babasına aşık bir kız, onunlayken kimseye gitmek istemiyor ve işaretlerle her istediğini yaptırıyor
Hele bir “baba “deyişi var, öyle içten ki, canım kızım benim…











