Bu haftasonu Sevgili Nuran’ın ev sahipliğinde Emincan’lardaydık. Kahvaltımızın uzamasına birde trafik eklenince yarım saat gecikmeli katıldık. Nuran aktivite konusu olarak geometrik şekilleri seçmiş. Her bebişe özel şekiller hazırlamış. Defne Böceği kendi köşesindeki şekilleri kopardı sonra karşı tarafta bulunan süslere dokunmak istedi. Berk’ten destek alarak dokunmaya çalıştı
Daha sonra pikniğe geçildi. Herzaman ki gibi Defne önce sofraya ilgi göstermedi, toplarla oynadı; kurabiyeleri görünce topları da alarak oturdu.
Ceren’le ikisi birbirlerine baka baka kurabiye yediler
Bızdıklar!
Grubumuzun erkek bızdıkları Berk ve Emincan tabağı önlerine alarak yemeği tercih ettiler. Hepsi inanılmaz şekerler!
Buluşmanın sonuna doğru Defne iyice esnemeye ve mızmızlanmaya başlayınca uyuttum. Uyanınca emincan’a veda edip çıktık
Tam 11 yıl önce, nereden bilebilirdim ki o akşam son kez “iyi geceler” dediğimi… Sorgulamıyorum artık, bir gün kavuşacağımıza inanarak günlerimi geçiriyorum-geçiriyoruz.
Derken kulağıma Ferhat Göçer’in şarkısı geliyor.
“Seni son gördüğüm yerde yıllar sonra
O gün geldi yine aklıma
Bu kez bir elimde kızım içimde fırtına
Göçüp gittiğin o yolda
…………………………………………………………..
Yaşlandım artık bıraktığın gibi değilim
Üstelik bir kızım var evliyim
………………………………………………………….”
Dinleyemiyorum…
Blog arkadaşlarımdan Sevgili Nurdan beni sobelemiş. Zevkle cevaplıyorum. Bugünlerde en yakınımdaki kitap Oliver Sacks - Mars’ta Bir Antropolog. 5. Cümlesi ise “Gregory, yıllardır makineler ve mekanik araçlarla ilgilenen hastası S.B. hakkında, güzel bir anekdot anlatır.”
Bende daha önce cevaplamadıysa Sevgili Ebru‘yu sobeliyorum.
Acaba yaşında mı yürüyecek derken, yaşına 20 gün kala emeklemeye başlayan Defne’m 14 ay 2 günlükken yürüdü
Günlerdir kendi kendine sıraladığı dönemde ellerini bırakarak denge çalışmaları yapıyordu. O akşam “gel kızım bana” dediğimde, baktım pıtı pıtı geldi…
Kendisi de çok sevindi, gülerek boynuma sarılması çok şekerdi. Sonra tekrar koltuğa, tekrar bana
Bütün gece uyuyana kadar alıştırma yaptı durdu. İlk adımlara kadar hiç kendini yere atmadı, hep kontrollü olarak ellerini bırakıp denemeler yaptı, kendinden emin olduğu an yürüyüverdi kızım benim
Oyun grubunda da dayanamayıp ayaklandı
Bugün bütün gün oyuncak alışveriş arabasını odadan mutfağa sürüp durmuş.
Cumartesi günü Sevgili Ayça‘nın başlattığı hareketle bizde kendi oyun grubumuzu oluşturduk. Grubumuz Sevgili Nuran‘ın çağrısıyla hemen kuruluverdi. Sevgili Özgür, Sevgili Evrim ve ben hep beraber bebişleri alarak Nuran’a gittik. Defne 14 aylık, Emincan 15 aylık, Ceren 15.5 aylık ve Berk 16 aylık olmak üzere minik arkadaşlar biraraya geldiler.
İlk buluşmada bebişleri serbest bıraktık. Bazen salonda, bazen de Emincan’ın odasında oynadılar.
Biz anneler ise birbirimizi bloglarımızdan tanıdığımız için hiç yabancılık çekmeden sohbete daldık
Emincan’ın oyuncaklarından herkes birer tane kapmış
Defne böceği hemen dolabın önüne gitti ve oyuncakları keşfetti.
Daha sonra Nuran bebişlere piknik sofrası kurdu ve yaptığı nefis kurabiye, kek ve börekleri ikram etti. Nuran’cığım ellerine sağlık, adam kurabiyelerin havada kapışıldı
Defne en çok böreği sevdi
Tontiş ellerinle o böreği mıncıklamanı yerim senin…
Defne’nin tabağı dolu duruyor
Berk silip süpürmüş maaşallah!
Ceren, Emincan, Berk ve Defne, hepsi de nasıl bakmışlar objektiflere…Hepsi çok şekerdi ve çok değişik bir gün geçirdiler… Biz anneler de tanışmanın mutluluğu içinde, tekrar görüşmek dileğiyle ayrıldık…

















