Tatil yazılarını yazmadan önce en başından yazayım dedim. 7. ay kontrolü de arada kaynamış olmasın. İlk randevuyu aldığımız için sabah 9:00′da oradaydık. Eren Hanım bizi bekliyordu. Geçen ayı konuşurken, Defne’de babacığın kucağında etrafta dolandı. Demir damlasına 10 damla olarak devam edeceğiz, ayrıca günde yarım ölçek olarak Zinco-C’den bir şişe daha içeceğiz. (Defne ilk kaşıkta itiraz ederken, Zinco-C’den sonra 4. kaşıkta itiraz eder oldu 3 kaşık ilerledik
) Multi-Tabs vitamine de devam…
Doktorumuz rutin muayenemizi ve ölçümlerimizi yaptı; geçen aya göre daha iyi bir grafik çizmişiz. Çok mutlu oldum. Pnömokok aşımızın son dozunu da olduk. Silivri’de ne gibi sorunlarla karşılaşırız ve neler yapmamız gerekir tekrar üzerinden geçtik.
Beslenme konusunda da ufak değişiklikler oldu. Kahvaltısına 1 çay kaşığı tereyağ eklenecek. Beyaz peynir yerine 1 tatlı kaşığı labne de konulabilir. (Defne labneyi daha çok sevdi.)
Öğlen yemeğinde tavuk eti yiyebilir. 1 adet baget haşlanıp rondodan geçirilecek veya tavuk kıymasıyla çorbası pişirilecek. Dana kıyma ile yapılan çorbayla dönüşümlü verilecek. Sebze çorbasının yerine değişik çorbalara geçebileciğimizi öğrendik ve çok sevindik. Mercimek, ezo gelin, yayla, tavuk suyuna şehriye ve tarhana çorbalarını içebileceğiz. Hepsi evde yapılacak sadece tarhana çorbası 8. ayın sonunda verilecek.
Ayrıca zeytinyağlı tek çeşit sebze yemeği verilebilir. Pişmiş domates yiyebilir. Örneğin; zeytinyağlı taze fasülye, kıymalı kabak dolması, semizotu gibi… Defne’min henüz dişleri çıkması için ezerek vereceğim. Bu tek çeşit sebze yemeklerini yemesi gereken miktarda yemedi. Ara öğün olarak kaldı.
Artık gönül rahatlığıyla yolculuğumuza çıkabiliriz dedik ve yola koyulduk. Defne’min araba yolculuğu sınırı 2 satmiş, bunu öğrendik. Kendisi 5 dakika bile uyumuyor, etrafı izlemekten yorgun düşüyor ve mızmızlanıyor. Babacık araba kullanırken, ona gitmek istiyor.
Sağsalim evimize vardık. Defne evi yabancılamadı. Çünkü normalde gittiği her yeni mekana bakmaktan ve incelemekten ne yemek yer, ne de uyur. Endişelerimiz yersiz çıktı ve Defne evimize hemen alıştı.

Mustela ürünlerini beğeniyorum. Bebek kolonyamız da Mustela’dan, meyve ve çiçek kokularıyla üretilmiş mis gibi kokuyor. Çok hafif bir koku… Alkolsüz ve alerjik reaksiyonları minimuma indirilerek üretilmiş. Ama ben yinede direkt tenine sıkmıyorum, kıyafetlerine sıkıyorum. Özellikle demir damlasını verdikten sonra gezmeye gideceksek sıkıyorum. Damlayı tadanlar bilir, demir kokusu pek iç açıcı değil… Defne damlanın şişesini görür görmez yüzünü buruşturuyor. Ayrıca öyle yemeğine karıştırma gaflatinde falan bulunamıyorum, anında çakıyor bızdık!
Adidas Outlet Mağazaları yılda 2 kez %70′e varan indirim günleri düzenliyorlar. Bende gazetede bu günlerin başladığını okur okumaz hemen babacıkla değerlendirmek istedim. Defne’mi evde anneannesiyle bırakıp çabucak bize en yakın mağazaya gidip kızıma ciciler aldım.
Defne’mden ayrı olduğum her dakika benim için saatler gibi geldiğinden acele acele yukarıdaki eşofman takımını ve t-shirtleri alıverdim. Babacık’a da “hadi çabuk eve gidelim” deyip durduğum için oradan çıktık.
Babacık daha sonra bensiz tekrar gitti ve yukarıdaki polar eşofman takımı, aşağıdaki sweatshirt ve spor ayakkabıları aldı. Bir de bana minik çanta almış
Evimin her köşesinde Defne’m var
Bu süslemeleri Sevgili Burcu‘nun sitesinde verdiği linkten fikir edinip yaptım. İyi ki yapmışım öyle güzel duruyorlar ki… Metalik ve pembe renkli kalın kartonlardan beğendiğim yazı karakteri şeklinde kesip kurdela yapıştırıp duvara astım. Yukarıdaki süs oturma odasınından, aşağıdaki ise yatak odasının duvarını süslüyor.
Hadi fotoğrafını koymuşken kapı süsümüzü de koyayım dedim. Kapı süsümüzü Eminönü’nden almıştım. Çok acil hastaneye gidip normal doğum yaptığım için malesef hastane kapısına asmak kısmet olmadı. Doğumdan sonra da taburcu edildiğim için, eve gidip-alıp asmak da gereksiz olacaktı. Biz de odamızın kapısına astık. Hilal Ablası tül, Seda Ablası da pembe tüyleri getirince kapıyı süsledik. Daha doğrusu babacık ve anneanne birlikte yaptılar.
Hastane kapısı için farklı bir süs daha planlamıştım ancak kağıt çıktıları iş yerinde kaldı. Ben, doğum öncesi iznimi kullanamadan doğum yaptığım için, planlar yarıda kaldı. Ben de o fikirleri Defne’min doğum gününde hayata geçiririm diye düşünüyorum.
Benim ve Defne’min ne kadar şanslı olduğunu anlatan bir yazı oldu. Çünkü blog dostluğu olarak sanal alemde başlayan dostluklarımız gerçeğe taşınarak sağlamlaştırıldı. Hatta beni çok duygulandıran haller aldı, düşünüp bize hediyeler yollamaya kadar geldi.
İlk hediyemiz Fisher Price Tavşan, bunu sevgili Su Gibi Hilal Ablası’ndan geldi. Hilal’le görüşmelerimiz çok eğlenceli geçiyor. En son buluşmamızda Hilal 37 ,ben ise 34 haftalık hamileydim. O gün işlerimizi hallettikten sonra oturduk konuşuyorduk, Hilal “önce ben doğuracağım, bak ziyaretime gelirsin, önceliğim var senden” diyordu. Bende “tamam, geleceğim” diyordum. Cumartesi buluşmuştuk, ben pazar’ı pazartesiye bağlayan sabah doğum yaptığımda hemen aradım. “Sen bana geliyorsun” dedim. Telefonda şaşırdı “nasıl yani?” dedi, bende ” Defne’miz geldi” dedim
Gülüştük, hoş bir anımız oldu… Tavşancık şimdi Defne’min yatağında başucunda duruyor
İkinci hediyemiz sevgili Mutfakta Hoş Seda, Seda Ablası’ndan geldi. Canım benim bebek beklediğimi duyduğunda elleriyle çok şeker bir hırka örüp gönderdi. Hemen Defne’min dolabına yerleştirdim. Herkese gösteriyorum. Nasıl duygulandım anlatamam. Hatta hırkayla kalmadı, sırf benim canım çekiyor ve hamileliğimin son döneminde gidemiyorum diye sevdiğim dükkandan bal alıp yolladı. Defne’min süs eşyalarının malzemelerini alıp yolladı. Seda’cığım sana nasıl teşekkür etsem azdır. Dostum olduğun için çok şanslıyım canım. Eve de bekliyoruz biliyorsun, değil mi? Hatta en kısa zamanda darısı başına diyorum canım
Üçüncü hediyemiz Yeliz’in Dünyası, Yeliz Ablası’ndan geldi. Yeliz’ciğim çok düşüncelidir. Hemen kendine has tarzıyla Defne’me bebek albümü almış, bana hoş bir küpe yapmış ve gönderdi. Beni çocuklar gibi sevindirdi. Bu albümü Defne’min en güzel fotoğraflarıyla dolduracağım canım. Darısı başına diyorum
Sana da çok yakışır annelik, çıtı pıtı bir anne
Hepinize çok çok teşekkür ediyoruz. İyi ki varsınız… Defne’m de büyüdüğünde öpecek sizi ![]()














