Daha önce yuvarlak olarak ve nesnelerle ilişkilendirilmiş renk kartları yapmıştım. Şimdiki renk kartlarını bir yere giderken yanımıza almak için tasarladım. Renklerin ve geometrik şekillerin kartlarını hazırlayıp kartona çıkış aldım. Delgeçle delip, anahtarlık halkası geçirdim. Böylece Defne kartları tek tek çevirip bakabiliyor. Bir yere giderken pratik oluyor.
Hayvan kartlarını ise Ayça’nın sitesinden almıştım. Hayvanları tanıma ve eşleştirme oyunu oynamak için ideal materyaller
Defne tavşanları çok sevdiği için kartları ilk gördüğünde hemen tavşanı tanıdı ve eline alıp bana gösterdi. Tavşan dışında köpek, kedi, kuş, kelebek, ayıcık, arı ve tavukları öğrendi
Bunları seslerini çıkarıp sorduğumda gösterebiliyor.
Defne için sözcük ve renk kartları yaptım. Defne genellikle elindekini ağzına soktuğu için gıda ambalajı için kullanılan kartondan bir parça alıp 9 cm çapında daireler kestim. Üzerlerine dergilerden kestiğim resimleri yapıştırdım. Gözlerine sokabilir diye köşeli yapmadım. Şimdi yeni kartlar hazırlıyorum. Onlar artık dikdörtgen şeklinde. Çünkü Defne artık herşeyi ağzına sokmuyor ve oynayıp bırakıyor.
Renk kartlarını oluşturduktan sonra her rengin arkasına o renkle ilgili bir nesnenin resmini yapışyırdım. Turuncu-Portakal, Kırmızı-Domates gibi… Defne bu kartlarla 3 rengi net olarak ayır edebiliyor. Turuncu, kırmızı ve yeşil; sarı ve mavi üzerinde çalışıyoruz. otuncaklarının içinden mavi topunu ver dediğimde veriyor ama daha çalışmamız lazım.Geçen gün televizyonda bir reklamda kocaman turuncu bir daire çıktı. Defne’nin dikkatini çekmiş olmalı ki, hemen eliyle bana işaret edip “ıhh, ıhh” diyerek seslendi. Bende “evet Defne turuncu” dedim ve onayladım.
Yaptığım kart gruplarından fotoğraflar çektim. Kartların her iki yüzeylerinde de değişik nesnelerin resimleri var. Sebzeler, meyveler, hayvanlar ve eylemler şeklinde hazırladım. Defne’nin favori kartları renkler, karpuz yiyen bebek, el çırpan bebek, vişneler, salyangoz, civciv, muz, kedi ve köpek kartları
Bu kartları oyuncaklarının içinde bulup hemen çıkartıyor. Eliyle bir arkasına, bir ön tarafına bakıyor. Çevir kızım diyorum, hemen çeviriyor… Artık basit eylemlerden çok daha fazlasını anlıyor. Annemin bir muhabbet kuşu var adı ”Şirin”, tabi Defne’nin ilgi alanlarından biri
Kafesi defalarca taşımaya çalışıp devirdi
Oturma odasındayken “Git Şirin Kuş’ a bak gel kızım” dediğimde; hemen gidip bakıyor. Kafesin aralıklarından parmağını sokup dokunmaya çalışıyor
Annemdeyken onun eski dökümanlarına bakmaya bayılıyorum. Annem akşam sanat okulu terzilik ve hazır giyim bölümü mezunu, güzel dikiş diker ama artık sıkılıyor. Ufak tefek birşeyler dikiyor. Profesyonel anlamda yapmıyor. Dergileri karıştırırken çocuklar için bebek yapımına rastladım. Anna Burda Dergisi 1985 yılı, ocak ayı sayısında. Hemen ilgilenen arkadaşlar olabileceğini düşünüp sizlere yapımını aktarıyorum. Ben başladım bile, ama elimde parça kuma çok fazla yoktu. Bütünleri de kesmeye kıyamadım. Elime geçtikçe tamamlayacağım.
Bebeklerin yapılışlarını olduğu gibi aktarıyorum, ayrıca patron çizgilerini de aşağıda veriyorum. Parça kumaşlarla ilgili 2 fikir daha vardı. Dergini o sayfalarını da koydum.
Casper:
Maskotçuklar:
Her İki Bebek İçin Patron Çizgileri:
Tatil yazılarını yazmadan önce en başından yazayım dedim. 7. ay kontrolü de arada kaynamış olmasın. İlk randevuyu aldığımız için sabah 9:00′da oradaydık. Eren Hanım bizi bekliyordu. Geçen ayı konuşurken, Defne’de babacığın kucağında etrafta dolandı. Demir damlasına 10 damla olarak devam edeceğiz, ayrıca günde yarım ölçek olarak Zinco-C’den bir şişe daha içeceğiz. (Defne ilk kaşıkta itiraz ederken, Zinco-C’den sonra 4. kaşıkta itiraz eder oldu 3 kaşık ilerledik
) Multi-Tabs vitamine de devam…
Doktorumuz rutin muayenemizi ve ölçümlerimizi yaptı; geçen aya göre daha iyi bir grafik çizmişiz. Çok mutlu oldum. Pnömokok aşımızın son dozunu da olduk. Silivri’de ne gibi sorunlarla karşılaşırız ve neler yapmamız gerekir tekrar üzerinden geçtik.
Beslenme konusunda da ufak değişiklikler oldu. Kahvaltısına 1 çay kaşığı tereyağ eklenecek. Beyaz peynir yerine 1 tatlı kaşığı labne de konulabilir. (Defne labneyi daha çok sevdi.)
Öğlen yemeğinde tavuk eti yiyebilir. 1 adet baget haşlanıp rondodan geçirilecek veya tavuk kıymasıyla çorbası pişirilecek. Dana kıyma ile yapılan çorbayla dönüşümlü verilecek. Sebze çorbasının yerine değişik çorbalara geçebileciğimizi öğrendik ve çok sevindik. Mercimek, ezo gelin, yayla, tavuk suyuna şehriye ve tarhana çorbalarını içebileceğiz. Hepsi evde yapılacak sadece tarhana çorbası 8. ayın sonunda verilecek.
Ayrıca zeytinyağlı tek çeşit sebze yemeği verilebilir. Pişmiş domates yiyebilir. Örneğin; zeytinyağlı taze fasülye, kıymalı kabak dolması, semizotu gibi… Defne’min henüz dişleri çıkması için ezerek vereceğim. Bu tek çeşit sebze yemeklerini yemesi gereken miktarda yemedi. Ara öğün olarak kaldı.
Artık gönül rahatlığıyla yolculuğumuza çıkabiliriz dedik ve yola koyulduk. Defne’min araba yolculuğu sınırı 2 satmiş, bunu öğrendik. Kendisi 5 dakika bile uyumuyor, etrafı izlemekten yorgun düşüyor ve mızmızlanıyor. Babacık araba kullanırken, ona gitmek istiyor.
Sağsalim evimize vardık. Defne evi yabancılamadı. Çünkü normalde gittiği her yeni mekana bakmaktan ve incelemekten ne yemek yer, ne de uyur. Endişelerimiz yersiz çıktı ve Defne evimize hemen alıştı.

Mustela ürünlerini beğeniyorum. Bebek kolonyamız da Mustela’dan, meyve ve çiçek kokularıyla üretilmiş mis gibi kokuyor. Çok hafif bir koku… Alkolsüz ve alerjik reaksiyonları minimuma indirilerek üretilmiş. Ama ben yinede direkt tenine sıkmıyorum, kıyafetlerine sıkıyorum. Özellikle demir damlasını verdikten sonra gezmeye gideceksek sıkıyorum. Damlayı tadanlar bilir, demir kokusu pek iç açıcı değil… Defne damlanın şişesini görür görmez yüzünü buruşturuyor. Ayrıca öyle yemeğine karıştırma gaflatinde falan bulunamıyorum, anında çakıyor bızdık!


















