20. February 2008 17:07 | Kategori: Bebek Sağlığı, Doktor Kontrolleri | 2 yorum yapılmış.

794176.jpg

Defne’mi 2. ay kontrolüne götürdüğümüzde gene ilk randevu bizimdi. Doktorumuz bizi kapıda karşıladı ve hemen Defne’i aldı. Bizde içeri geçip başladık Defne’mizi muayene için hazırlamaya… Üzerindekileri çıkardık ve rutin muayenesi yapıldı, Defne’miz ile sürekli konuştuğumuz için doktorumuz tepkilerinden oldukça sosyal bir bebek olduğunu söyledi.

Daha sonra 2. ayında yapılan Karma, Pnömokok ve Rota virüsü aşılarını oldu. Karma ve pnömokok baldırından, rota ise ağızdan yapıldı. Defne rota aşısını öyle bir yuttu ki, doktorumuz “rota reklamlarına çıkartalım seni, nasıl da yutuyorsun” dedi :)

Beslenmesi hakkında karşılıklı görüş alışverişi yaptıktan sonra, herhangi bir şikayetimiz olmadığı için muayenemiz bitti. Bir sonraki randevuya gelmeden önce eko ve idrar kültürü tahlili yaptıracağız.

Ayrıca 3. ayın sonunda verem aşısını yaptıracağız. Verem aşısı Sağlık Bakanlığı kontrolünde yapılıyor. Aşıyı yaptıracağınız hastane veya verem savaş dispanserini önceden arayıp randevu almanız gerekiyor. Çünkü belirli miktarda aşı o gün açılıp yapılması gerekiyormuş. Ben Acıbadem Hastanesi’nden randevu aldım. Ayın 27. günü gideceğiz. Detayları sizlere yazarım.



12. February 2008 18:34 | Kategori: Bebek Sağlığı, Doktor Kontrolleri | 2 yorum yapılmış.

 photo_baby_doctor.jpg

İlk randevumuzda unuttuğum  bazı noktaları yazmakla başlamak istiyorum. Verilen ilaçlara hiç değinmemişim. Bu uykusuzlukta normaldir :)

Defne’min kullandığı veya gerekli olduğunda kullanacağı ilaçlar:

  • Multitabs ACD Vitamin, 15 günlük olduğunda başlanacak ve günde 1 ml verilecek. Özel damlalığı sayesinde kolaylıkla 1 ml ayarlanıp verilebiliyor.
  • Paranox fitil, Defne’min ateşlenmesi ihtimaline karşı evde bulunsun diye verildi, aynı zamanda daha sonraları belirteceğim gibi aşı olduktan sonra da kullanıyoruz.
  • Pyhsiologica Gifrer, steril burun/göz solüsyonu, burun tıkanıklıklarında kullanılacak.
  • Sab Simplex, gaz ilacı, günde 6 damla kullanılacak. Milupa Rezene veya Papatya çaylarıyla gaz sancıları giderilebiliyorsa, ilaç kullanılmayacak. (Defne’m Milupa Karışık Bitki çayını sevdi.)
  • Zincoval Spray, pişik kremi, poposunda oluşabilecek pişik durumlarında günde 3 defa sürülecek.

Ayrıca popo temizliğinde ıslak mendil kullanmamız gerektiğini öğrendik, piyasada “saf su+pamuklu bez” olarak satılan ürünler de dahil. Bu ürünlerin içeriğinde her ne kadar kimyasal madde yok dense de, az miktarda olsa bile bulunuyormuş. Doktorumuz, bu ürünleri dışarı çıktığımızda, mecburi hallerde kullanmam gerektiğini söyledi. Bende evdeyken her bez değiştirmede yıkıyorum ya da kaynamış ılınmış su+steril gazlı bez veya pamukla siliyorum. Arkasından yumuşak kağıt mutfak havlusuyla kuruluyorum.

Gelelim 2. randevumuza, 2. randevumuzun en önemli olayı Defne’min aşı olmasıydı. Defne’min aşılarını doktorumuz yapıyor. (BCG Aşısı hariç) Doğduğunda ilk dozu yapılan Hepatit B aşısının 2. dozunu oldu. Aşı olmadan önce doktorumuz yarım Paranox fitil koydu, aşısını vurdu. Akşam yatmadan önce de yarım firil koymam gerektiğini söyledi. Bende aynısını yaptım ve sorunsuz bir şekilde geceyi atlattık. Allah’a çok şükür…

Aşı öncesinde rutin muayene gerçekleşti. Herşey yolunda görünüyordu. Göz muayenesi, işitme testi ve kalça ultrasonu sonuçlarını da değerlendiren doktorumuz; herşeyin yolunda olduğunu söyledi. Bir sonraki muayene zamanına kadar idrar kültürü tahlili yaptıracağız.

Diğer testlerin açıklamalarını da yazayım içim rahat etsin;

  • Göz muayenesi için Prof. Dr. Mehdi Süha Öğüt’e gittik. Kendisi çok tonton ve kız bebeklere hayran bir doktor, Defne’mi hiç incitmeden muayene etti. Çok memnun kaldık.
  • İşitme testi OAE (Otoakustik Emisyon-Genellikle her bebeğe yapılıyor) ve ABR (Auditory Brainstem Responce-Erken doğan bebeklere yapılıyor) olmak üzere iki bölümden oluşuyor. OAE için doğduğunda Acıbadem Hastanesi’nde randevusu verilmişti. Doktorumuz ABR isteğini de belirtince randevu gününde hastaneye gittik. (Bebek 1 aylık olunca yapılıyor.). OAE testi, kulağın girişine minik plastik bir çubuk sokularak onun verdiği titreşimle doktorun elindeki alete gönderilen sinyallerin değerlendirilmesiyle yapılıyor. ABR ise Acıbadem Hastanesi’nde anastezi verilerek yapılıyormuş. Bunu doktorumuz Eren Hanım  istemediği için bizi kadıköy’de Duysel isimli bir merkeze yönlendirdi. Orada Dr. Asuman Hanım Defne doğal uykusundayken testi gerçekleştirdi. ABR testi şöyle yapıldı; minik tela gibi kağıtlar Defne’nin kulak arkasına ve alnına yapıştırıldı. Kulağına o minik plastik yarleştirildi. Tık tık diye beyne sinyaller gönderildi, bilgisayarda veriler değerlendirilerek rapor hazırlandı. Bebek kesinlikle rahatsız olmadı.
  • Kalça ultrasonu, bebek 1 aylıkken çekiliyor. AcıbademHastanesi’nde randevusu verilmişti. Gittik ve basit bir uygulama ile yapıldı. Doktorumuz Defne’nin kalça bölgesine ultrason jeli sürdü ve ekranda eklemlerini inceleyip çıktısını aldı, raporunu yazıp bize verdi.

Yorucu bir gündü ve annemin bana eşlik etmesiyle kolaylıkla atlatıldı ;)



4. February 2008 23:32 | Kategori: Bebek Sağlığı, Doktor Kontrolleri | 6 yorum yapılmış.

baby_doctor.jpg

Birçok yerde çocuk doktoru seçiminin önemini okudum. Bende hamileyken bazı araştırmalar yaptım ve çocuğu olan arkadaşlarımdan tavsiyelerini dinledim. Derken benim bızdık erkenden doğunca, kararımı veremeden doktor ihtiyacım da doğuverdi.

Çocuk doktoru seçerken neleri gözönünde bulundurduğuma gelince;

1. Kadın doğum doktorum sevgili Prof. Dr. Nejat Ceyhan’ın tavsiyesi,

2. Güvendiğim arkadaşlarımın tavsiyeleri (Sevgili Elif’in tavsiyesi Eren Hanım oldu),

3. Doktorun konunun uzmanı olmasına,

4. Eğer bayansa anne olmasına,

5. İhtiyacım olan her an ulaşılabilir olmasına.

İşte yukarıda saydığım maddeler ışığında yenidoğan uzmanı sevgili dokktorumuz Prof. Dr. Eren Özek hanımla tanıştık. Kendisi çok şeker bir bayan arkadaş gibi, kendimi onun yanında çok rahat hissediyorum ve aklıma takılan her soruyu sorabiliyorum, gerçi kendisi bir çok konuyu ben sormadan aydınlatıyor. Bu arada muayenehanesi Çiftehavuzlar’da ve eşiyle aynı muayenehaneyi kullanıyorlar, eşi de çocuk beyin cerrahisi üzerine uzmanlaşmış olan Prof. Dr. Memet Özek…

Gelelim ilk randevuda neler konuştuk, aklımda kaldığı kadarıyla aktarayım.

Defne erken doğduğu için bakımı diğer bebeklere göre çok daha dikkat istiyor. Çok daha hassas davranmamız gerekiyor. Bunun bilinciyle Defne doğduktan bir hafta sonra ilk doktor kontrolümüze gittik.

Doktorumuzun hastaları çocuklar olduğu için her zaman ilk randevuyu alıp diğer hastalar bastırmadan oradan ayrılmamız gerektiği konusunda ortak bir karar aldık. Eğer hastanede bir işimiz olursa gene erkenden ve haftaiçi günlerde gidip işlerimizi halledeceğiz.

Sohbet havasında geçen ilk bölüm anne ve bebek beslenmesi konusundaydı. Emzirme teknikleri, bebeğe nasıl davranmamız gerektiği ve bebek beslenmesi hakkında bilgiler aldık.

Bebek beslenmesi nasıl olmalıdır?

  •  İlk 6 ay anne sütü verilmelidir. Eğer süt yetersiz gelirse mama takviyesi yapılabilir.
  • Annenin göğüslerindeki fazla sütler boşaltılmalıdır. Anne sütü derin dondurucuda 3-6 ay, buzdolabında 24 saat, oda sıcaklığında 1-4 saat bekletilebilir.
  • Her göğüsü 15-20 dakika emzirmek en ideali, çünkü anne sütünün son kısmı daha yağlı ve basleyici kısmıdır.
  • Bir göğüsten diğerine geçerken mutlaka bebeğin gazının çıkartılması gerekiyor.
  • İlk ay bebek her istediğinde emzirilmelidir, ancak günde kesintisiz maksimum 4 saat uyuyorsa 4 saatin sonunda emzirilmelidir. Bu 4 saat uyku günde 1 kez olmalıdır. Eğer birden fazla oluyorsa bebeğin kan şekerinin düşmemesi için bebeği uykusunda emzirmek gerekiyor.
  • Günde 5-6 kere bez değiştirmesi normaldir.
  • Kakası sarı, hardal renginde ve sulu olur bu normaldir.

Bebek ağladığında neler yapılabilir?

  • Bebek 2-3 haftalık olduktan sonra kolik sancıları gelebilir ve ağlar. Bu durumda gözden geçirilecekler;

- Karnı tok mu?

- Kaka yaptı mı?

- Çorap, patik, tulum, bez bebeğin herhangi bir yerini sıktı mı?

- Ortam çok sıcak mı?

- Ateşi var mı?

Normal olarak bebeklerin ateşi 36.5 ile 37.2 santigrad derece olmalıdır. Yükseldiyse üzerini açın, havalandırın ve yarım saatte bir dijital termometre ile koltuk altından ölçün. Ateşi düşmüyorsa doktorla bağlantıya geçip, hastaneye gidin.

Bebek bakımı hakkında bilgiler;

(Bu bilgiler özellikle Defne gibi erken doğanlar için önemli detaylar)

  • Ellerimizi yıkamadan bebeğe dokunulmayacak,
  • Evde hasta olan biri varsa özellikle son dönemde nezle, grip, soğuk algınlığı gibi 24 saat maske takılacak ve eller daha sık yıkanacak,
  • Eve okul çağı çocuklar ve hastalar kabul edilmeyecek,
  • Hastanelerden ilk saat randevuları alınacak ve mümkünse haftaiçi günlerde gidilecek,
  • Bebek haftada 3 gün yıkanacak,
  • Bebekler yıkanırken zaman zaman suları içerler ve yalarlar; bu nedenle yıkanma suyu olarak içme suyu veya kaynatılmış su kullanılacak,
  • Göz yakmayan bebek şampuanı kullanılacak, bebeyağı kesinlikle kullanılmayacak. Bunun yerine SEBAMED veya MUSTELA nemlendirici kullanılacak. (Ben MUSTELA kullanıyorum, çok memnunum.)
  • Evde kesinlikle sigara içilmeyecek,
  • Evin sıcaklığı 25 ile 26 santigrad derece olacak. Normal gününde  doğanlar için 23-24 santigrad derece yeterli olurmuş.
  • Bebek kendimizden 2 kat fazla giydirilecek,
  • Öğlen saatleri bahçe, park, deniz kenari gibi yerlerde en fazla 15 dakika hava aldırılacak,
  • Bebek öpülmeyecek (annesi öpebilirmiş),
  • Alışveriş merkezlerine gidilmeyecek,
  • Bebek sırt üstü yatırılacak, “ani bebek ölümü veya beşik ölümü” denen olay gerçekleşmemesi için başı sağa-sola-arkaya dönüşümlü çevrilecek. Bu aynı zamanda kafanın şeklinin düzgün olması için de önemli.
  • Bebek uyumadan önce 15 dakika soğuk buhar makinesi çalıştırılacak.

Muayenenin 2. bölümünde Eren Hanım Defne’nin incelemelerini yaptı, muayene etti.

Sonra 2. randevuya gelmeden önce yaptırmamız gereken taramaları söyledi. 

- Göz muayenesi (erken doğan bebekler için önemli)

- İşitme testi (erken doğanlar için önemli)

- Kalça ultrasonu (bütün bebekler için önemli)

İşte böyle arkadaşlar aklımda kalanları yazmaya çalıştım. Bebek bekleyen ve bebek sahibi olanların faydalanması açısından hep yazmak istemiştim. Bu gece annem bende kalacak, bu yüzden rahat rahat yazabildim. Annem olunca çok rahatlıyorum, Defne’nin dilinden çok iyi anlıyor… Ne de olsa tecrübeli, ben anneme bebek bakımı konusunda çok güvenirim. Bu güne kadar doktorumuzla aykırı düşen hiçbir şeyi olmadı. Bu da benim içimin çok rahat olması demek. Maaşallah nazar değmesin ;)

Annem olmayınca Defne’m kendisinden başka hiçbirşey ile ilgilenmemi istemiyor :) yaygarayı basıyor. Bende bilgisayar falan açamıyorum :)




defne_hand.jpg

Doğum yaptıktan sonra normal doğum olduğu için 1 gece hastanede kaldık. Hastane çantama inatla gecelik koymamıştım, çünkü sevmiyorum :) Ama pijamalarla hiç zorluk çekmedim. Rahatlıkla tuvalete gidebildim. Hastaneden verilen hasta pedleri normal pedlere göre daha büyük ve emici olduğundan çok kolaylık sağlıyorlar. Ama her hastanede bu pedlerden vermeyebilirler. Bu nedenle dışarıdan alınıp, hastane çantasına konabilir. Bunun dışında doğumdan sonra çok terliyorsunuz bol bol fanila almakta fayda var. Kendim için saç fırçası, dudak nemlendiricisi ve kırmızı bir taç lazım oldu :) Bebek için hastane çantasından birşey gerekli olmadı desem yeridir. Hastane hepsini verdi. Ek olarak ana kucağı ve battaniye kullandık.

Defne 34 haftalık doğduğu için ve o haftada bebekte emme refleksi henüz gelişmediğinden bebek hemşireleriyle emzirme alıştırmaları yapmaya başladık. İlk sütü bu şekilde hemşireler yardımıyla vermeye çalıştık. Benim doktorum dışarıdan geldiği için hastaneye beni sürekli kontrole geldi. Sütümün 48 saat içinde geleceğini söyledi ve gerçekten de 48 saat içinde sütüm geldi. Normal doğum yaptığım için her tuvalette dikişlere ilaçlı suyla kompres yaptım. Bu, hastanede olduğum süre içinde böyleydi. Eve çıkarken doktorum buna artık gerek kalmadığını söyledi. Bir de bebek erken doğduğu için sadece beni tanıyormuş, benim sesime alışık oluyormuş. Sürekli kucağımda tutmamı ve kendisini güvende hissetmesini sağlamamı söyledi. E ben dünden razıyım buna fırsatı kaçırır mıyım? Defne’yi her fırsatta kollarıma aldım. Bebiş babasına ancak 1 hafta-10 günde alışıyormuş. Babalar ise babalığa 6 ay içinde alışıyorlarmış. Bizim babacık daha dünden hazırmış maaşallah, kızıyla arası harika :)

Bu arada Defne hastanedeki ilk gününde Hepatit B aşısının ilk dozunu oldu.

Eve geldikten sonra neler yapmaya başladık? En önemlilerinden biri göbek bakımı… Günde 4 kez yapılıyor ve şu şekilde;  70 derece alkol alıyorsunuz ve steril gazlı bez, gazlı bezi göbeğin etrafına sarıyorsunuz. Simit gibi ortada göbek kalıyor. 4-5 damla alkolü göbeğin üzerine damlatıyorsunuz. İşte bu kadar… Daha sonra bebek bezi üzerine gelmeyecek şekilde giydiriyorsunuz. Hastanedeki doktor göbek düşmeden de banyo yapabileceğimizi söyledi, dikkat etmemiz gereken tek nokta göbeğin ıslak kalmaması… Bunu da göbeğin üzerine gazlı bez koyup yıkayarak sağladık. Ama gene de ıslanırsa fön makinesinin düşük ayarında kurutabilirsiniz. Defne’nin göbeği 1 hafta içinde düştü ve sorun kalmadı.

Bunun dışında günde 1 kez sabahları steril gazlı bezi kaynatılmış ve ılıtılmış suya batırıp gözlerini, kulaklarını, burnunu silerek günlük bakımını yapıyorum. Gazlı bezi küçük parmağıma dolayıp ıslatarak da ağzının içini dilinin üzerini, damağını ve dişetlerini siliyorum. Bu ağzında pamukçuk olmaması için önemli bir bakım aşaması. Tabi bunları yaparken son derece hassas olmak gerekiyor.

Banyosunu yaptırırken göz yakmayan bebek şampuanı kullanıyorum. Banyo da değil de oda da küvetinde yıkıyoruz. Banyodan sonra neler yapıyorum onları yazacağım.

İlk sütü emmeye çalışan Defne’cik aç kalmasın diye Premetil isimli mamadan destek aldık. Bunu da biberonla değil de hastaneden bize verilen minik bardaklarla içirdik. O zaman emmekten de vazgeçmiyor ve mama yiyebiliyor.

Eve geldikten 1 hafta sonra hastaneye kontrole gittik. Yeni doğan sarılığı kontrolü için topuğundan kan alındı ve değeri yüksek çıktı. Kandaki Bilirubin maddesinin yükselmesiyle ortaya çıkan bu rahatsızlık yeni doğan bebeklerin %90′ında oluyor. (Anne karnındayken annenin karaciğeri bu maddeyi yakıyormuş, bebek soğduktan sonra onun tazecik karaciğeri yakamayıp yenik düşüyormuş.) Çoğu bebek kendiliğinden iyileşiyor. Anne sütü alan bebeklerde iyileşme süreci biraz uzuyor. Çünkü anne sütü Bilirubin maddesinin kanda yakılmasını geciktiriyor. Eğer oran belli bir değer aralığında hala yüksekse bebek mavi ışık altında doktorun belirlediği saatlerde bekletilerek bilirubin maddesinin mavi ışıkla kanda yakılması sağlanıyor. Çok yüksek değerlerde ise kan değişimi yapılarak iyileşme sağlanıyor.

Defne erken doğumunda etkisiyle hemen sarılığa yakalandı ve mavi ışık altında tedavi oldu. O hastanede kalırken bende oradaydım ve emzirmek için 3 saatte bir yanına girdim. 1 gün sonra kan tahlili yapıldı, değer belli bir seviyenin altına düştüğü için hastaneden çıktık.

Hastaneden çıktıktan sonra benim sürekli gidebileceğim ve tam anlamıyla güvenebileceğim çocuk doktoru arayışım başladı… Bir sonraki yazıda bunu anlatacağım.

Bu arada fotoğraftaki el Defne’min eli, yerim o eli ben :)



13. September 2007 14:08 | Kategori: Bebek Sağlığı, Bebek Eşyaları | 10 yorum yapılmış.

chicco-soguk-buhar-makinesi.JPG

Uzun süredir buhar makineleri hakkında araştırma yapıyordum. Gerekliliği ve faydaları konusunda kafamda soru işaretleri vardı. Kullanan arkadaşlarıma danıştım, internetten yorumları okudum derden hamileliğimin de gün gittikçe ilerlemesi nedeniyle bazı geceler rahat nefes alamıyordum ve burnumun içi kuruyordu.  Bütün bu parçalar bir araya gelince, makineyi almaya karar verdim. (Babacık zaten başından beri istiyordu.)

Buhar makinelerine gelince özellikle bebek sözkonusu ise soğuk buhar çıkaran bir model almalısınız. Sıcak olanlardan değil… Danıştığım arkadaşlarım Sevgili Elif ve Sevgili Zeynep her ikisi de Chicco markasını önerdiler. Benim kafamdaki marka da Chicco idi ve isabetli bir karar oldu. İsabetli bir karar oldu diyorum, çünkü dün siparişim elime ulaştı ve akşam büyük bir heyecanla babacıkla beraber makineyi denedik ;) Gerçekten gece çok rahat uyudum, burnumun içi kurumadı ve kanamadı.

Yanımda kullanma klavuzu olmadığı için, makinenin e-bebek sitesinde bulduğum özelliklerini yazıyorum.

Chicco Ultrasonik Soğuk Buhar Makinesi Özellikleri :

  • Chicco Soğuk Buhar Makinesi insan kulağının duyamayacağı yüksek frekanslı titreşimler (ultrasonik) oluşturarak suyu buharlaştırır.
  • Bu sebeple sesizdir, ve bebeğinizi rahatsız etmeden gece gündüz çalışabilir.
  • Soğuk buharı yanma riskini önler. Doğru nem seviyesi, burnun mukoza zarının ve nefes alma yollarının doğal koruyucu işlevlerinin devam ettirilmesine yardımcı olur.
  • Bu sayede bebeğinizin sağlığı ve doğru nefes alması için en doğalı koşulları oluşturur.
  • Ortamda doğru bir nem oranı burun mukozası ve nefes yollarının doğal koruma fonksiyonlarını korumaya yardım ederek, çocuğunuzun rahat ve daha sağlıklı nefes almasını sağlayacak uygun koşullar sunar.
  • Ürünün en önemli özelliklerinden biri de suyu en ufak zerreciklerine ayırarak buharlaştırma işlemini gerçekleştirmektedir.
  • Soğuk yöntemle buharlaştırma yanık riskini de ayrıca önlemektedir.
  • Sessiz yapısı, gece ışığı özelliği ve son derece az enerji sarfiyatı sayesinde hem ekonomik hem de çok kullanışlı bir üründür.
  • Ambalajın İçinden Çıkanlar:

    Buhar püskürten ağızlık ( Buharı istediğiniz yöne doğru çıkışını ayarlamanıza yardımcı olur)
    Su haznesi
    Aletin gövdesi
    Su haznesi kapağı
    Su valfi ( Buhar akışını düzenleme işlemi yapmaktadır )
    Su seviye göstergesi (Bu sayede haznede olan su miktarını rahatlıkla kontrol etmenizi sağlar)
    Akım ayar düğmesi (Buharın çıkış gücünü ayarlamanıza yardımcı olur)
    İletici
    Cihaz açık/kapalı düğmesi
    Buharlaşma kabı
    Besleme elektrik kablosu
    Havalandırma ızgarası
    Su tankı kapasitesi yaklaşık 2,5 litredir.
    Buhar kapasitesi saatte 200-300 ml dir.
    Aralıksız 8 saate kadar çalışabilme özelliği vardır.



    Lilypie 1st Birthday Ticker