4. February 2008 23:32 | Kategori: Bebek Sağlığı, Doktor Kontrolleri | 6 yorum yapılmış.

baby_doctor.jpg

Birçok yerde çocuk doktoru seçiminin önemini okudum. Bende hamileyken bazı araştırmalar yaptım ve çocuğu olan arkadaşlarımdan tavsiyelerini dinledim. Derken benim bızdık erkenden doğunca, kararımı veremeden doktor ihtiyacım da doğuverdi.

Çocuk doktoru seçerken neleri gözönünde bulundurduğuma gelince;

1. Kadın doğum doktorum sevgili Prof. Dr. Nejat Ceyhan’ın tavsiyesi,

2. Güvendiğim arkadaşlarımın tavsiyeleri (Sevgili Elif’in tavsiyesi Eren Hanım oldu),

3. Doktorun konunun uzmanı olmasına,

4. Eğer bayansa anne olmasına,

5. İhtiyacım olan her an ulaşılabilir olmasına.

İşte yukarıda saydığım maddeler ışığında yenidoğan uzmanı sevgili dokktorumuz Prof. Dr. Eren Özek hanımla tanıştık. Kendisi çok şeker bir bayan arkadaş gibi, kendimi onun yanında çok rahat hissediyorum ve aklıma takılan her soruyu sorabiliyorum, gerçi kendisi bir çok konuyu ben sormadan aydınlatıyor. Bu arada muayenehanesi Çiftehavuzlar’da ve eşiyle aynı muayenehaneyi kullanıyorlar, eşi de çocuk beyin cerrahisi üzerine uzmanlaşmış olan Prof. Dr. Memet Özek…

Gelelim ilk randevuda neler konuştuk, aklımda kaldığı kadarıyla aktarayım.

Defne erken doğduğu için bakımı diğer bebeklere göre çok daha dikkat istiyor. Çok daha hassas davranmamız gerekiyor. Bunun bilinciyle Defne doğduktan bir hafta sonra ilk doktor kontrolümüze gittik.

Doktorumuzun hastaları çocuklar olduğu için her zaman ilk randevuyu alıp diğer hastalar bastırmadan oradan ayrılmamız gerektiği konusunda ortak bir karar aldık. Eğer hastanede bir işimiz olursa gene erkenden ve haftaiçi günlerde gidip işlerimizi halledeceğiz.

Sohbet havasında geçen ilk bölüm anne ve bebek beslenmesi konusundaydı. Emzirme teknikleri, bebeğe nasıl davranmamız gerektiği ve bebek beslenmesi hakkında bilgiler aldık.

Bebek beslenmesi nasıl olmalıdır?

  •  İlk 6 ay anne sütü verilmelidir. Eğer süt yetersiz gelirse mama takviyesi yapılabilir.
  • Annenin göğüslerindeki fazla sütler boşaltılmalıdır. Anne sütü derin dondurucuda 3-6 ay, buzdolabında 24 saat, oda sıcaklığında 1-4 saat bekletilebilir.
  • Her göğüsü 15-20 dakika emzirmek en ideali, çünkü anne sütünün son kısmı daha yağlı ve basleyici kısmıdır.
  • Bir göğüsten diğerine geçerken mutlaka bebeğin gazının çıkartılması gerekiyor.
  • İlk ay bebek her istediğinde emzirilmelidir, ancak günde kesintisiz maksimum 4 saat uyuyorsa 4 saatin sonunda emzirilmelidir. Bu 4 saat uyku günde 1 kez olmalıdır. Eğer birden fazla oluyorsa bebeğin kan şekerinin düşmemesi için bebeği uykusunda emzirmek gerekiyor.
  • Günde 5-6 kere bez değiştirmesi normaldir.
  • Kakası sarı, hardal renginde ve sulu olur bu normaldir.

Bebek ağladığında neler yapılabilir?

  • Bebek 2-3 haftalık olduktan sonra kolik sancıları gelebilir ve ağlar. Bu durumda gözden geçirilecekler;

- Karnı tok mu?

- Kaka yaptı mı?

- Çorap, patik, tulum, bez bebeğin herhangi bir yerini sıktı mı?

- Ortam çok sıcak mı?

- Ateşi var mı?

Normal olarak bebeklerin ateşi 36.5 ile 37.2 santigrad derece olmalıdır. Yükseldiyse üzerini açın, havalandırın ve yarım saatte bir dijital termometre ile koltuk altından ölçün. Ateşi düşmüyorsa doktorla bağlantıya geçip, hastaneye gidin.

Bebek bakımı hakkında bilgiler;

(Bu bilgiler özellikle Defne gibi erken doğanlar için önemli detaylar)

  • Ellerimizi yıkamadan bebeğe dokunulmayacak,
  • Evde hasta olan biri varsa özellikle son dönemde nezle, grip, soğuk algınlığı gibi 24 saat maske takılacak ve eller daha sık yıkanacak,
  • Eve okul çağı çocuklar ve hastalar kabul edilmeyecek,
  • Hastanelerden ilk saat randevuları alınacak ve mümkünse haftaiçi günlerde gidilecek,
  • Bebek haftada 3 gün yıkanacak,
  • Bebekler yıkanırken zaman zaman suları içerler ve yalarlar; bu nedenle yıkanma suyu olarak içme suyu veya kaynatılmış su kullanılacak,
  • Göz yakmayan bebek şampuanı kullanılacak, bebeyağı kesinlikle kullanılmayacak. Bunun yerine SEBAMED veya MUSTELA nemlendirici kullanılacak. (Ben MUSTELA kullanıyorum, çok memnunum.)
  • Evde kesinlikle sigara içilmeyecek,
  • Evin sıcaklığı 25 ile 26 santigrad derece olacak. Normal gününde  doğanlar için 23-24 santigrad derece yeterli olurmuş.
  • Bebek kendimizden 2 kat fazla giydirilecek,
  • Öğlen saatleri bahçe, park, deniz kenari gibi yerlerde en fazla 15 dakika hava aldırılacak,
  • Bebek öpülmeyecek (annesi öpebilirmiş),
  • Alışveriş merkezlerine gidilmeyecek,
  • Bebek sırt üstü yatırılacak, “ani bebek ölümü veya beşik ölümü” denen olay gerçekleşmemesi için başı sağa-sola-arkaya dönüşümlü çevrilecek. Bu aynı zamanda kafanın şeklinin düzgün olması için de önemli.
  • Bebek uyumadan önce 15 dakika soğuk buhar makinesi çalıştırılacak.

Muayenenin 2. bölümünde Eren Hanım Defne’nin incelemelerini yaptı, muayene etti.

Sonra 2. randevuya gelmeden önce yaptırmamız gereken taramaları söyledi. 

- Göz muayenesi (erken doğan bebekler için önemli)

- İşitme testi (erken doğanlar için önemli)

- Kalça ultrasonu (bütün bebekler için önemli)

İşte böyle arkadaşlar aklımda kalanları yazmaya çalıştım. Bebek bekleyen ve bebek sahibi olanların faydalanması açısından hep yazmak istemiştim. Bu gece annem bende kalacak, bu yüzden rahat rahat yazabildim. Annem olunca çok rahatlıyorum, Defne’nin dilinden çok iyi anlıyor… Ne de olsa tecrübeli, ben anneme bebek bakımı konusunda çok güvenirim. Bu güne kadar doktorumuzla aykırı düşen hiçbir şeyi olmadı. Bu da benim içimin çok rahat olması demek. Maaşallah nazar değmesin ;)

Annem olmayınca Defne’m kendisinden başka hiçbirşey ile ilgilenmemi istemiyor :) yaygarayı basıyor. Bende bilgisayar falan açamıyorum :)




defne_hand.jpg

Doğum yaptıktan sonra normal doğum olduğu için 1 gece hastanede kaldık. Hastane çantama inatla gecelik koymamıştım, çünkü sevmiyorum :) Ama pijamalarla hiç zorluk çekmedim. Rahatlıkla tuvalete gidebildim. Hastaneden verilen hasta pedleri normal pedlere göre daha büyük ve emici olduğundan çok kolaylık sağlıyorlar. Ama her hastanede bu pedlerden vermeyebilirler. Bu nedenle dışarıdan alınıp, hastane çantasına konabilir. Bunun dışında doğumdan sonra çok terliyorsunuz bol bol fanila almakta fayda var. Kendim için saç fırçası, dudak nemlendiricisi ve kırmızı bir taç lazım oldu :) Bebek için hastane çantasından birşey gerekli olmadı desem yeridir. Hastane hepsini verdi. Ek olarak ana kucağı ve battaniye kullandık.

Defne 34 haftalık doğduğu için ve o haftada bebekte emme refleksi henüz gelişmediğinden bebek hemşireleriyle emzirme alıştırmaları yapmaya başladık. İlk sütü bu şekilde hemşireler yardımıyla vermeye çalıştık. Benim doktorum dışarıdan geldiği için hastaneye beni sürekli kontrole geldi. Sütümün 48 saat içinde geleceğini söyledi ve gerçekten de 48 saat içinde sütüm geldi. Normal doğum yaptığım için her tuvalette dikişlere ilaçlı suyla kompres yaptım. Bu, hastanede olduğum süre içinde böyleydi. Eve çıkarken doktorum buna artık gerek kalmadığını söyledi. Bir de bebek erken doğduğu için sadece beni tanıyormuş, benim sesime alışık oluyormuş. Sürekli kucağımda tutmamı ve kendisini güvende hissetmesini sağlamamı söyledi. E ben dünden razıyım buna fırsatı kaçırır mıyım? Defne’yi her fırsatta kollarıma aldım. Bebiş babasına ancak 1 hafta-10 günde alışıyormuş. Babalar ise babalığa 6 ay içinde alışıyorlarmış. Bizim babacık daha dünden hazırmış maaşallah, kızıyla arası harika :)

Bu arada Defne hastanedeki ilk gününde Hepatit B aşısının ilk dozunu oldu.

Eve geldikten sonra neler yapmaya başladık? En önemlilerinden biri göbek bakımı… Günde 4 kez yapılıyor ve şu şekilde;  70 derece alkol alıyorsunuz ve steril gazlı bez, gazlı bezi göbeğin etrafına sarıyorsunuz. Simit gibi ortada göbek kalıyor. 4-5 damla alkolü göbeğin üzerine damlatıyorsunuz. İşte bu kadar… Daha sonra bebek bezi üzerine gelmeyecek şekilde giydiriyorsunuz. Hastanedeki doktor göbek düşmeden de banyo yapabileceğimizi söyledi, dikkat etmemiz gereken tek nokta göbeğin ıslak kalmaması… Bunu da göbeğin üzerine gazlı bez koyup yıkayarak sağladık. Ama gene de ıslanırsa fön makinesinin düşük ayarında kurutabilirsiniz. Defne’nin göbeği 1 hafta içinde düştü ve sorun kalmadı.

Bunun dışında günde 1 kez sabahları steril gazlı bezi kaynatılmış ve ılıtılmış suya batırıp gözlerini, kulaklarını, burnunu silerek günlük bakımını yapıyorum. Gazlı bezi küçük parmağıma dolayıp ıslatarak da ağzının içini dilinin üzerini, damağını ve dişetlerini siliyorum. Bu ağzında pamukçuk olmaması için önemli bir bakım aşaması. Tabi bunları yaparken son derece hassas olmak gerekiyor.

Banyosunu yaptırırken göz yakmayan bebek şampuanı kullanıyorum. Banyo da değil de oda da küvetinde yıkıyoruz. Banyodan sonra neler yapıyorum onları yazacağım.

İlk sütü emmeye çalışan Defne’cik aç kalmasın diye Premetil isimli mamadan destek aldık. Bunu da biberonla değil de hastaneden bize verilen minik bardaklarla içirdik. O zaman emmekten de vazgeçmiyor ve mama yiyebiliyor.

Eve geldikten 1 hafta sonra hastaneye kontrole gittik. Yeni doğan sarılığı kontrolü için topuğundan kan alındı ve değeri yüksek çıktı. Kandaki Bilirubin maddesinin yükselmesiyle ortaya çıkan bu rahatsızlık yeni doğan bebeklerin %90′ında oluyor. (Anne karnındayken annenin karaciğeri bu maddeyi yakıyormuş, bebek soğduktan sonra onun tazecik karaciğeri yakamayıp yenik düşüyormuş.) Çoğu bebek kendiliğinden iyileşiyor. Anne sütü alan bebeklerde iyileşme süreci biraz uzuyor. Çünkü anne sütü Bilirubin maddesinin kanda yakılmasını geciktiriyor. Eğer oran belli bir değer aralığında hala yüksekse bebek mavi ışık altında doktorun belirlediği saatlerde bekletilerek bilirubin maddesinin mavi ışıkla kanda yakılması sağlanıyor. Çok yüksek değerlerde ise kan değişimi yapılarak iyileşme sağlanıyor.

Defne erken doğumunda etkisiyle hemen sarılığa yakalandı ve mavi ışık altında tedavi oldu. O hastanede kalırken bende oradaydım ve emzirmek için 3 saatte bir yanına girdim. 1 gün sonra kan tahlili yapıldı, değer belli bir seviyenin altına düştüğü için hastaneden çıktık.

Hastaneden çıktıktan sonra benim sürekli gidebileceğim ve tam anlamıyla güvenebileceğim çocuk doktoru arayışım başladı… Bir sonraki yazıda bunu anlatacağım.

Bu arada fotoğraftaki el Defne’min eli, yerim o eli ben :)



5. November 2007 14:50 | Kategori: Doktor Kontrolleri | 29 yorum yapılmış.

hulya_1.jpg

Son günlere yaklaştıkça artık doktorumuza iki haftada bir gidiyoruz. Cumartesi doktorumuzdaydık. Çok şükür herşey yolundaymış. Minik yavrum doktor muayene sırasında tekmelerini eksik etmedi :) Ben zevkten dörtköşe tabi, gülmekten muayene sırasında nefes alıp-verme hareketini bile yapamadım :) Moral depolamış bir şekilde oradan ayrıldık.

Giderken yapmam gereken işlerin listesini yapmıştım. Mabel’e uğrayıp daha önce ayırttırdığım çikolatalarımı aldım. Bebek çikolatası projem başlamış oldu ;) Sonra Zencefil Aktar’dan nemlendirici yağımı aldım. Çok teşekkür ederim Ayça’cığım tam istediğim gibi bir nemlendirici ;) Joker’e uğrayıp bir kaç parça oyuncağı inceleyecektim ama Fb-Bjk derbisinden dolayı trafik korkunçtu ve arabayı park edemedik.

Akşam üzeri de ameliyat olan kuzenimi ziyarete gittik. Eve geldiğimizde kendimize ufak bir yemek ziyafeti çekip uykuya dalmışım :) Yukarıdaki fotoğrafı eve gelir gelmez eşim çekmişti, yorgunluktan bayılacak gibiydim :) Göbeğim de bayağı büyümüş şimdi bakınca farkettim…



22. October 2007 11:12 | Kategori: Doktor Kontrolleri | 4 yorum yapılmış.

f7.png

Cumartesi günü sabırsızlıkla beklediğim doktor kontrolümüze gittik. Babacıkla birlikte randevumuza erkenden gittik :) Doktorumuz herzamanki gibi bizi güleryüzle karşıladı ve şirin bir hamile olduğumu yineledi :) Geçtiğimiz randevudan bu yana bir şikayetim olup olmadığını sordu. Allaha şükür yoktu. Hemen muayene odasına girdik.

Ultrasonda bebeğimizi gördük, herşey yolundaymış. Gün geçtikçe büyüyor ve tekmelerini daha bir güçlü atıyor. :) Kilo ve tansiyonum da gayet normaldi. Muayeneden sonra doktorumuz 15 gün sonra tekrar randevu verdi. O güne kadar kendime iyi bakmamı ve endişe etmememi söyledi. Hayırlısıyla 38. haftayı geçersek ondan sonra problem olmaz diye düşünüyoruz ;)

Dönüşte anneme uğradık ve bebek için yorgan siparişi verdik. Ben hazır sentetik yorgan kullanma taraftarı olmadığım için özel diktiriyoruz. Çok tatlı pembe bir yorgan yüzü beğendik ve sipariş verdik. Ardından kendime hastanede giymek için pijama takımı aldım. Ben uzun sabahlıklardan hoşlanmıyorum, bu takımın sabahlığı kısa ve gerçekten şık duruyor. Tam istediğim gibi… Bir tane daha beğenmiştim. Onu da almayı düşünüyorum.

Fırsat bulduğumda resimlerini siteye koyarım.



2. October 2007 8:32 | Kategori: Doktor Kontrolleri | 3 yorum yapılmış.

Soğuk algınlığı ile başım dertte olduğu için 25. hafta kontrolümüzü yazmaya fırsatım olmamıştı. Biraz düzelmeye başladım. Daha iyi olacağım inşallah. Kendime son derece dikkat etmeme rağmen eşim rahatsızlandığı için ondan bulaştı. Doktoruma sordum ateşlenmediğim sürece sorun olmadığını ve Calcium-Sandoz+Vitamin C almam gerektiğini söyledi. Benim içtiğim meyve suyu ve C vitamini yönünden zengin meyveler ihtiyacımın ancak %10′unu karşılayabiliyormuş. Şimdi daha iyiyim çok şükür…

25. hafta kontrolümüze herzamanki gibi babacık ve ben büyük bir heyecanla gittik. En son 27 gün önce gittiğimizden bebeğimiz büyümüş mü, keyfi yerinde mi merak ediyorduk. Son 1 ayda karnım bayağı belirginleşmişti. Doktorum “Maaşallah tam hamile gibi olmuşsun” dedi :) Sonra geçtiğimiz ay herhangi bir şikayetim olup olmadığını sordu. Muayeneye geçtik. Bebişimizin durumu gayet iyiymiş :) Hatta bir ara ekrana doğru yüzünü çevirdi, sanki bana bakıyor gibi… Doktorum, babacık ve ben gülüştük :) Gerekli kontroller yapıldıktan sonra tansiyon ve kilom ölçüldü sonra doktorun odasına geçtik.

Artık bu haftadan sonra bol bol balık yemem gerekiyormuş, demir hapıma devam ediyorum. Bu arada ben bilgisayar başında çalıştığım için doğal göz yaşı damlası (Tears Naturale) kullanabilir miyim? dedim. Kullanabilirmişim.

Tetanoz aşısı olup olmamam gerektiğini sordum. Sağlık Bakanlığı kötü koşullarda doğum yapılması olasılığına karşı mecbur kılmış. İstersen olabilirsin dedi. Kararsızım.

50 mg Glukoz testi verdi. Şeker yükleme testi denilen olayı yaptıracakmışım. 1 ay sonra görüşmek üzere oradan ayrıldık.



Lilypie 1st Birthday Ticker