Cumartesi akşamı başlayan ve acillerde dindirilemeyen mide ağrımı, 7 Kasım 2008 Cuma sabah 09:30′ da, Kadıköy Acıbadem Hastanesi’nde, doktorum Prof. Dr. Reşit İnceoğlu safra kesesi ameliyatı yaparak dindirecek. Hayırlısı olsun…
İnsanın küçük bir kızı olunca, bu işler gerçekten çok zor oluyormuş. Pazar günü sabaha karşı acil serviste teşhis konulduğunda “hemen ameliyata almamız gerekiyor” dediklerinde “olmazzzz” diye feryadı basıp, -kendi isteğimle çıktım- dilekçesini bir çırpıda imzaladım. Defne böceğim aklımda eve dönerken doktorumu aradım ve muayeneye gittik. Ultrason sonuçlarımı görünce o da “hemen ameliyat Hülyacık” deyince napalım, o acıları tekrar çekmektense kurtulayım dedim. Hayatımda ilk kez anestezi olacağım… Bakalım nasıl olacak?
Dualarınızı ve iyi dileklerinizi eksik etmeyin. Tekrar görüşmek dileğiyle, sevgiler…
11. ay kontrolümüze gittik
Kızım 1 ay sonra yaşına girecek, günler büyük bir hızla geçiyor; koca kız oldun Defne’m
Efendim 11. ay kontrolümüzde muayenehaneye girer girmez Defne “ayyy, del, del” diyerek kendi boyundan büyük peluş köpeğin yanına doğru babasını götürttü. Babası kollarından tutarak köpeğe doğru yürüttü, sonra Defne köpeğe sarıldı, bu sefer “geldim” dedi
Çok tatlı ya:) Fotoğrafta da “ayy” yaparken çıkmış.
Muayenemiz gayet iyi geçti, Defne boyu ölçülürken zırladı, zira yatması gerektiği için… Kendisi bir hacıyatmazdır:) Hele geceleri bu aralar hiç uyumamakta, gecenin 3′ünde kalkıp yatağına oturuyor
Kızım yat, yok; ısrar edince zırlamaya başlıyor. Bazen de uykuya dalmadan önce beni, babasını ve anneannesini yanında istiyor. Hepimiz diziliyoruz, o da uyuyor
Kazara birimiz yerimizden kalkarsak, ağlamaya başlıyor:)
Üstten 2 dişi daha patlamıştı, belki de o yüzden…Çünkü öncesinde 21:30 da uyuyordu. Son 1 haftadır yatmadan önce yediği muhallebiyi de yemiyor. İştah grafiği bir türlü düzelmedi. Buna da şükür diyorum.
Doktorumuz yemek düzeninde herhangi bir değişiklik yapmadı. 1 yaş kontrolüne kadar böyle. Ayrıca 1 yaşında göz kontrolüne gideceğiz. Grip aşımızı olup, oradan ayrıldık, aşı olurken ağlamıyor, onun derdi sedyeye yatmamakta ![]()
Haftasonu güzel bir haber aldık, Defne’min halası Çiğdem 1,5 aylık hamile
Ailemize yeni bir bızdık katılıyor. Kızımın kuzenleri 2 oluyor. Alperen Abi’si kızımı çok sever, 3 yaşında ve Defne’ye parmağının ucuyla dokunur. Öyle hassas sever yani
Babacık da ilk defa dayı olacak, o yüzden Defne “dayı, dayı” diye dolanıyor olabilir:)
Defne resmen insan seçiyor, teyzesi ve Aylin (annemin kuzeninin kızı) birarada olunca çok keyifli oluyor. Aylin’i yazın görmüştü, beraber oynamışlardı (aslında yazın Defne’nin ziyaretcilerinin fotoğraflarını çekmiştim, bir ara tanıştırayım). Unutmamış, gelir gelmez hemen kucağına gitmek istedi. Teyzesiyle zaten çok ilgili, sabahları onu da işe bırakmıyor
Arkasından çığlığı basıyor, ayrıca bazen “Derya” diyor
Çok tatlı söylüyor. Hatta birde “dayı” diyor. Ancak bizim dayımız falan yok, Defne’nin de dayısı yok, nereden öğrenmişse bazen takılı kalıyor dayıı, dayıı durmadan söylüyor
Bu kitabı hamileyken almıştım. O dönemde okudum ve bayağı bilgi sahibi oldum. Kitapta beslenmeyle ilgili bilgiler, tarifler, çizelgelerin yanında bebek 1 yaşına gelinceye kadar başımıza gelebilecek olası problemlerin soru-cevap şeklinde çözümleride var.
Defne doğduktan sonra özellikle erken doğan bebeklerin beslenmesine yaklaşım kısımlarını daha dikkatli okudum, kendi doktorumuz Prof. Dr. Eren Özek’le paralel bilgiler olunca, sempatim arttı. Ateşlenmeden, ishale, diş çıkarmadan, bebek davranışlarına kadar pek çok sorunun cevabını bulabilirsiniz.









