
Mustela ürünlerini beğeniyorum. Bebek kolonyamız da Mustela’dan, meyve ve çiçek kokularıyla üretilmiş mis gibi kokuyor. Çok hafif bir koku… Alkolsüz ve alerjik reaksiyonları minimuma indirilerek üretilmiş. Ama ben yinede direkt tenine sıkmıyorum, kıyafetlerine sıkıyorum. Özellikle demir damlasını verdikten sonra gezmeye gideceksek sıkıyorum. Damlayı tadanlar bilir, demir kokusu pek iç açıcı değil… Defne damlanın şişesini görür görmez yüzünü buruşturuyor. Ayrıca öyle yemeğine karıştırma gaflatinde falan bulunamıyorum, anında çakıyor bızdık!
Defne’m bu kabına sığmayan kızım benim, öyle ki 8 ayda doğacağım diye tutturup gece yarısı doktorumun “arabada doğurailirsin Hülya, hazırlıklı ol” sözleriyle hastaneye yetiştiğimizde; doğumhaneye giderken sedyeye bile yatmaya zaman vermeyen kızım benim
Defne’m doğduktan sonra annemle sürekli “bu kız kesin 9 ay beklemezmiş” deyip duruyoruz
Sabırsız ve aceleci kız…
İlk zamanlar uyku vaktinde poposuna pış pış yaparak uyurdu, bu dönem öyle kısa sürdü ki; yerini kucakta sallama aldı yok onu da istemedi, bu kez ayakta salladık… Yaz gelince böyle uyumak da istemedi, derken arkadaşım Halime (onunda kızı sallamadan uyumuyordu) kızını uyutmak için kullandığı beşiği verdi. İlk zamanlar Defne beşikte uyumak istemedi. Sonra sonra alıştı, şimdi uykusu gelince yatırıyorum sallayarak uykuya dalmasını bekliyorum, sonra yatağa yatıyor. Gündüz ise hep bunda uyumak istiyor. Yatağa yatırınca uyanıyor. Gece uykusunda böyle değil, rutin olarak her sabah 05:30′da uyanıyor. Uyandıktan sonra anne-kız oyun oynuyoruz. Bazen ben uyuyorum anneanne-torun keyif yapıyorlar. (Hala annemdeyiz, benim evde zaten yürüme mesafesinde, istediğimiz zaman gidip geliyoruz). Saat 06:30 gibi sabah bakımlarını yapıyorum, altını değiştirme, yüzünü yıkama gibi, sonra 07:00′da kahvaltısını yapıyor ve pijamalarını değiştiriyor. Derken sabah şekerlemesini yapıyor. Uyku zamanı değişiyor, bazen güzel uyurken, bazen kuş uykulu oluyor. Bu fotoğrafı da sabah şekerlemesinde çektim. Annem beşiğin içine sentetik kumaş terletmesin diye pamuklu çarşaf serdi ve ince bir minder dikti. Ben ilk zamanlar bu şekilde uyumasın diye düzeltmeye kalktım ama ne mümkün hemen “ıhhh” diyerek keyfini bozmamam gerektiğini anlattı akıllı kızım bana… Bende şimdi rahatsız etmiyorum keyifli keyifli uyusun kızım…
Uyanınca boncuk gözleriyle bana bakışına bayılıyorum. İstifini hiç bozmuyor. Boşuna keyif düşkünü demiyorum. Özgür ruh tam yay burcu
Çiçekli pijamasını annem almış
Alt-üst takım giydiğinde çok şeker oluyor.
Durumu kavradıktan sonra fotoğraf makinemi istedi. Siyah ipiyle oynamasını çok seviyor. Bende oynamasına izin veriyorum. Pamuşş kollarından öpüyorum. Ödülümü alıyorum ![]()
Fisher Price ana kucağını Defne’m doğmadan önce almıştım. Burada yazmıştım. Defne’m 2 aylıktı üzerindeydi, o dönemde mutfakta yemek yerken yanımızda olması için koyuyorduk. O dönemde müzikleriyle, ışıklarıyla ilgilenmiyordu, şimdi sürekli müzik modunda olmasını sevmiyor. Çıngırak modu var, yani Defne bir yerlere dokunduğunda efektler, müzikler veya ışıklar çalışıyor. Bu şekilde o da elleriyle oyuncakları çevirdiğinde ya da ayaklarıyla tekmelediğinde çalışıyor olması hoşuna gidiyor.
Şimdi ise üzerine koyup bırakmak imkansız, odada yalnızken kesinlikle üzerinde durmuyor, yanında birisi olacak; o da dokunup ses çıkarttığını gözleriyle bize anlatacak. Ben bu yazıyı yazarken “ne kadar keyifli duruyor Defne bugünlerde” diye başlayacaktım ama dünden beri çığlık atmayı keşfetti. Oyuncağını isterken bile çığlık atıyor. Dün şaşkınlıkla geçti, bugün ise oyuncaklarını çığlık atmadan da isteyebileceğini anlatıyorum. Ayrıca yemek yemek istemediğini de çığlık atmadan anlatabilirsin diyorum
Bu sabah bende onunla çığlık attım, o zaman susup şaşkın şaşkın suratıma bakıyor. Hatta yan komşu bizi duymuş “Hülya, n’oldu birşey mi var diye geldi:)”
Şimdi sebze çorbası zamanı, bakalım neler yaşayacağız
İştah açıcı Zinco c sonrasında 1. kaşıkta itiraz eden Defne’m 5. kaşıkta itiraz eder oldu. Ufak da olsa bir gelişme var
Bu süreç de geçecek, sabırla bekliyorum.
Okuyan gençliğim benim
Bu fotografı sabahın 7’sinde anneannemizin balkonunda çektim. Ben gazetemi okuyordum; oyalansın diye Defne’me kitabını vermiştim. Çünkü kendisinden başka kimseyle veya hiçbirşeyle ilgilenmemi istemeyen bir kızım var. Bir baktım o da okumaya çalışıyor
Makinemi alıp gelene kadar istifini bozmamış, hemen bu anı ölümsüzleştirdim. Bayılıyorum bu kıza!
Resimdeki puseti annemin bahçesinde kullanmak için aldık. (Inglesina’yı bir bizim eve, bir annemlere taşımamak için) Oldukça hafif, 2 kademe yatış pozisyonu, 5 nokta emniyet kemeri ve yıkanabilir kılıfı var. En önemlisi çok ucuz olması, Eminönü’nden aldım ![]()
Defne’m artık elinde ekmek kabuğu veya simit yiyebiliyor. Tabi benim veya anneannesinin gözetiminde; olur da büyük bir parça kopartıverir ve yutmaya çalışır. Biz masaya oturduğumuzda Defne’m de masaya gelmezse kıyameti kopartıyor. Masadaki bütün tabaklara baktıktan sonra ekmeğe uzanıyor ve “ıhhhh” şeklinde bir mızmızlıkla istiyor. Aynı hareketi domates için de yapıyor. Hatta simitten küçük bir parça kopartıp verdiğimizde bir bağırıyor ki, büyük parçayı alacakmış… Çocuk işte herşeyin çoğunu istiyor.
Bu ay ek gıda programında fazla değişiklik yok.
Kahvaltı
Bu yazımda belirttiğim kahvaltı grubuna yumurta sarısı ekleniyor. 1 çay kaşığı katı yumurta sarısı gün aşırı bir çay kaşığı arttırılacak ve maksimum 1 yumurta sarısı yiyebilecek.
Defne’m kahvaltı karışımında beyaz peynir ve yumurta sarısını yemiyor. Ayrı olarak eynir ve yumurta yiyiyor. Sabah 07:00′da kahvaltı, saat 10:30′da peynir ve yumurta sarısını yiyor.
Sebze Çorbası
Sebze çorbasına daha önce belirttiğim sebze kombinasyonları devam edecek. Ara sıra pirinç yerine 1 yemek kaşığı irmik eklenecek.
Su
Aralarda su verilecek. Defne bardakan su içebiliyor. Hele kucağımdaysa ve ben su içiyorsam mutlaka içecek
Ağzıma bakıyor ve kolumu çekiyor yavru
Muhallebi
Defne’m belirtilen miktarda sebze çorbasını yemediği için muhallebi yerine sebze çorbasının kalan porsiyonunu verebilirmişim. Ben bazı günler muhallebi veriyorum. Çünkü sebze çorbası yerken ağlamaya başlıyor.
Bu arada genellikle ağzındakini yutmadığı için ve emzik de emmediği için; eline salatalık ya da havuç dilimleri veriyorum. Onu ağzına sokup yutuyor. Yuttuğu için salatalığa bile kızıyor ![]()









